Entries (RSS)

18 Eylül 2013 Çarşamba

Fark Etmek ve Edebilmek

   Artık hissettiklerimi kalbime yıkmaktan vazgeçtim. İnsan kendine hükmedebiliyorsa ve her şey beyinde bitiyorsa sanırım duyguların suçlusu da beynimiz ve bir şekilde kendimiz. Herkes kendi katilini doğurur demiş miydim? Bunca yıl içinden oklar geçirdiğimiz kalplere yazık etmişiz.*

   İnsan olmak çok garip diyoruz ya bazen. Sanki başka bir şey olabilmişiz gibi. Çok merak ediyorum, ben bir çiçeği dalından koparmadan, henüz o canlıyken yani, avuçlarımın arasına alıp tüm masumiyetini sevdiğimde, o da benimle aynı şeyleri hissediyor olabilir mi? Ya da kendini taciz edilmiş gibi hissediyordur belki.**

  Beynim (kalp olmasından vazgeçtiğim şeyler) çok karışık şu anda. Hem öyle dolu sevinç var, hem her bir tarafından da kırılmış gibi. Kalıcı hasarlar bırakabiliyor maalesef bazen bazı insanlar, küçük şeyler, sözler ve bazı olaylar.***

  Şu an istediğim tek şey, saniyeler içinde etrafımda ve kendimde değişen şeylerin farkındalığına erişmek. Böylece hayatın ne denli mükemmel olduğunu, hassas dengeleri, nefesimin sesini, kirpiğimin arasından sızan ışığı daha net fark edebileceğimi umuyorum.

  Hayatın mükemmel olduğunu daha da net fark etmeyi umuyorum. Sonu yok ya, dibin de dibi var, zirveye varsan gök var. Öyle işte. Sınırlardan geçmiyorum, ortadayım, her tarafı görmek istiyorum.

 Sevgilerimle.

Hiç yorum yok :