Entries (RSS)

24 Mayıs 2013 Cuma

İç Ses vs. Nursel

    Bir döndüm ama pir mi döndüm bilemiyorum cümle alem. Ben yokken hepiniz hayatınızı düzene koymuşsunuzdur umarım. Hedef kitlem kendini ifade etmekten zevk alan bir kitle olmalı, bana mail atan bir kaç arkadaş öyle şeyler anlatıyorlar ki beni depresyonlardan depresyonlara sürüklüyorlar. Güzin abla mıyım yahu ben! Bilesiniz ki, empati benim belamı veren bir şey. Bayılırım kendimi başkasının yerine koymaya, hatta bazen öyle ki, bir yere koyuyorum, kalıyor orda. O yüzden beni üzmeyin. Bu tatlı sitemimin ardından biraz olan bitenden bahsetmek istiyorum. Şu sıralar, daha doğrusu son bir kaç gündür psikolojim şu durumda "Hayır Nursel, hayır Nursel, hayır Nursel, bunu kendine yapma Nursel, bunu düşünme Nursel." kendi kendime engel olmaya çalıştığım bir kaç şey var, pek başarılı olduğum söylenemez. Bunca zaman neden buralara uğramadığımı sorarsanız da, pek anlatılcak bir şey yok, yazasım gelmedi, yazasım geldiğinde de yazacak bir araç bulamadım. Zaman mekana, mekan zamana uymayınca hal bu oldu. İyisi mi önümüze bakalım.*

   Velev ki sorunlarımız hala bitmedi. Bitmesin de, sorun biterse biz de biteriz.**
Yapmak istediğim şeylere vakit bulduğumda kendi kendime karakter analizimi yapmaya başlıyorum.
İç Ses: Nurselcim, akşam spor yapacaksın canım.
Nursel: Hatırlatmasan olmaz di mi, pöff tamam.
İç Ses: Nurselcim biraz dil çalışacaktın hani?
Nursel : Kitabımı kaybettim.
İç Ses: Alt çekmeceye koydun ya canım.
Nursel: Sen ne zamandan beri bu kadar kibarsın lan?
İç Ses: Sana da yaranılmıyor ha!
Nursel : TAMAM.

Bu şekilde kendimi üşengeçliğin pençelerinden almaya çalışıyorum. Yani teorikte üşengeçlik yapmaya çalışsam da vicdanım el vermiyor, kolumu kapıp götürüyor.***

Elimde dilini bilmediğim bir kitap var, yarın öbür gün o dili öğrenirim diye atamıyorum. Bir de öyle güzel bir eski basım ki, kıyamıyorum. Duygusal bağ kurdum kitapla, gerçi sahnelenmiş halini izlemiş biri olsam da, okursam, ayrı bir zevk alacağımdan eminim. Ateşlenmeyi bekleyen bir fitil gibi duruyor kafamda açıkçası. Her an rusça öğrenicem diye ortalara dalabilirim. Ama önce eldekileri halletmek gerek. Neyse gençler, uzun bir aradan sonra, geçiş evresi yazımla buralardaydım. Bir dahaki yazımda, beklentinizi daha yüksek tutun.

Sevgilerimle.

Nursel BAYIR

Hiç yorum yok :