Entries (RSS)

18 Şubat 2013 Pazartesi

Pasif Volkanik Dağ Gibiyim İçimde Çok Büyük Bir Güç Var; Dışarı Vurulamayan!


    Aman efendim gezmeler tozmalar, kurslar, okumalar, hanimişler, yeniymişler, eskimişler, bitmişler, başlamışlar, falanlar, filanlar.Amma yoğun haftaydı yahu! Ve daha da yoğunu beni bekliyor maalesef. Yine de içimdeki o köşede kullanılmayı bekleyen rezervi kaybetmedim ve onu bu hafta tüketmeyi düşünüyorum. Önümüzdeki haftaya Allah kerim!

    Kendi kendine iş çıkaran biri olarak, yaşam tarzımdan çoğunlukla memnunum. Fakat bu yaptığım şeylerden de aynı ölçüde memnun kalıp kalmadığımı çoğu kez sorgulamama sebep olan bir yaşam tarzı. Her şeye erişme isteği, her şeyi yapma isteği, "maymun iştahlılık" yani. Fakat bu iştah öyle ki çoğu insanda bir "hep"lik yerine, bir "hiç"lik oluşturuyor. Hem böyle davranıp hem de "hiç" olmamak için, ekstra efor sarf etmek gerekiyor. Uykusuz zamanlara alıştım zaten de. Bari hepsi bir yerden bastırmasa. Arada nefes alsam mesela!

    Sanırım PASİF VOLKANİK DAĞ GİBİYİM İÇİMDE ÇOK BÜYÜK BİR GÜÇ VAR;DIŞARI VURULAMAYAN hastalığı benimki. Yani, pilimin bitebileceğini düşünemiyorum. Düşünemediğimi farkediyorum ama bunu durduramıyorum. Anca bütün haftalık programım doluyor ve artık yeni bir şeye yer kalmıyor. İşte o zaman diyorum ki "Hay, Allah kahretsin! Neyse ilk boşlukta hallederiz." "Lan neyi hallediyorsun neyi?" diye kızmadan da kendime edemiyorum aynı anlar içerisinde. Dışarı vurucam da kendimi, dışardaki dağa taşa vurucam sonunda.

  "Kendim ettim kendim buldum" da diyemiyorum yani. Kabadayı mıyım, artist miyim neyim. Suçsa, sorunsa kabullenemiyorum da. Böyle ulvi bir insanmışım gibi geliyor bazen. Dünyaya bir amaç için gönderilmişim. Fakat kendimi bildim bileli, bir atraksiyon, gelen giden falan yok. Uzaylılar bile gözükmedi bana, bir masum köylü olamadım. Bildiğin öyle henüz hayata bir şey katamamış, sivilcesi çıktığında sorun eden, onu mu giysem bunu mu giysem sorunu olan biriyim yani. Yine de hayatımın son demlerine varmadan önce, "İşte bu be, bunu bir tek ben yaparmışım be." diyebileceğim bir şeyler çıkar ortaya diye umut ediyorum, ümitsizce bekliyorum. Hani rezervasyon durumu oluyorsa benimkisi 33 yaşımda olsun. "Altın çağ" gibisine. 33'e kadar da kaderim benim ne denli değerli bir insan olarak hayatta bulunduğumun farkında olmalı ama! Zulüm etmesin şimdi orda anlaşalım. (!)

   İlacım şimdilik "yarım aspirin" gibi aslında hiç bir işe yaramayan 8 saate tamamlanamayan uyku'm. Yatayım da, artık vücudum ortaya 3-5 saat bir uyku atsın da uyuyayım. Herkese iyi geceler madem. Ben oldum siz olmayın, ben ettim siz etmeyin.
 
   Sevgilerimle,
   Nursel Bayır

   
 

Hiç yorum yok :