Entries (RSS)

1 Aralık 2012 Cumartesi

Beyin Detoksu

    Gerçekten ne istediğini bilmeyen insanlara katlanamıyorum. Ne istediğini bilmese yine iyi, bazıları var ki, bugün başka bir şey istiyor, yarın başka bir şey istiyor, ne istediğini biliyor ama o istediği şeyde istikrar sağlayamıyor. Bir de ne istediğini bilip de anlatamayanlar var ya, onlara ayrı gıcığım. Sinir sebebiler, ömür kemirgeni gibiler. Diyebilirsiniz "Neden katlanıyorsun?", vallahi var bende de bir gerizekalılık demek ki.*

    İçimdeki siniri kustuğuma göre daha normal bir yazıyla devam edebilirim. Bir sürü yapmam gereken şey var ama sanki hiç birine enerjim yok. Telefona bakacak, film izleyecek, kendime puding yapıp bilgisayarın karşısında onu kaşıklayacak kadar enerjim var. Kafamda bir şey olmasın istiyorum bir müddet. Beyin detoksu gibi. Fazla doldu ve lütfen kafamdaki bütün boşluklardan o gereksiz dolu bilgiler kaçarak uzaklaşsınlar, kafamı bir yerlere vurup darp edebilirim her an! Bunu yapmak istemiyorum, kimsenin canı acımasın iyisi mi. **

    Gördüğüm rüyalarda bir garipleşmeye başladı. Hele bu gece gördüğümden ben korktum ya. Elimde bir şişe masamın  kenarına vuruyorum, karşımda biriyle kavga ediyorum, odamdayım. Birden şişeyi kendi koluma saplıyorum ve resmen 3 boyutlu bir et parçası çıkartıyorum kolumun etinden. Kan revan. Sonra o parçayı aynı şekilde koluma geri yerleştirip sıkıca sarıyorum. Sonra sanki her şey normalmiş de kolumu bir yere sert çarpmışım gibi ufak bir ağrım varmış gibi davranıyorum. Piyano çalmaya çalışıyorum kolumda beyaz bir sargı, görüntü çok net karşımda simsiyah parlak bir piyano. Korku filmi gibiydi. Lanet olasıca.***

    Şimdilik bu kadar. Sinirlenmeden görüşmeyi umuyorum sizlerle. Kendinize iyi bakın.
Nursel BAYIR

Hiç yorum yok :