Entries (RSS)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Grinko

    Düşünceler silsilesi içinde bir kaçını aradan çekip yoğunlaşmak şu sıralar yapabileceğim en zor iş galiba. İnsanlar, ortamlar, her yanım sürekli değişim içinde. Ben bu değişimi seviyorum. Tek sorunum odaklanmak.
   Bazı insanların aslında sadece bakarken anlatmak istediğim şeyi anlamamalarından da nefret ediyorum. Ben içimden geçirirken belli başlıyken nasıl anlaşılamaz bir hal alıyor anlamıyorum. Kimsenin işine mi gelmiyor ne :) ?
   Hiç gerilmedim son bir kaç zamandır, hatta kelebek, tırtıl, panda yavrusu bile olmaya razıyım yeter ki gerilmeyelim gençler. Gerilime ramak kala sayın yılmaz arkadaşımın bana tanıttığı grinkoya dalıyorum inceden. Ufak çözümlemelerle...

En başta o savruk hali, sanki derdini birilerine anlatmaya çalışırken başlıyor melodi, duraksıyor birden, tekrar tekrar deniyor... Yükselmeye başladığında ve hızlandığında, kendi gibi birini aramaya başlıyor, diğerlerinden medet ummaktan vazgeçiyor adeta. Sonra ne kimsede kendini buluyor, ne de bulmak istiyor aslında. Huzur aradığımız. Tüm savrukluklar arasında, farkındalıklar arasında. Gözlerini kapat dinle. Eşlik ederken 2 enstürüman birbirine o karmaşa senin ruhunu kaplamalı. İşte değişimin sıkıntısı ve cazibesi. İşte derdin acısı. İşte huzur...


Nursel BAYIR