Entries (RSS)

18 Şubat 2012 Cumartesi

Askı

   Ciddiyetsiz başlangıçlar yapıp, ciddi bir yazı yazmak istediğimden sildim bir kaç kez. Ve bu itirafla başlama gereği hissettim en ciddi yerinden. Askıda yaşanan hayatın askılı kalan hayallerinin sahibi insanlar ürettim beynimde. Olur olmaz kafama üşüşüyorlar. Ölümü düşünmek için gencim, çok zıplamak için fazla büyük, ağlamak için fazla katıyım belki. Yine de her durumda nasıl olmak istediğimin ve istediğim şekilde olacağımın eminliğiyle yaşıyorum. Askıda kalsaydım sanırım bu eminlikler yerini başka emin olan insanlara bırakacaktı. Hayat komik, zor, saçma demeyeceğim. Çünkü hayat gerçekten çok mantıklı, çok gerçekçi.*
   İnsanların bazen neyi önemseyip neyi önemsemediklerini anlayamıyorum. Bunun üzerine düşünmek de istemiyorum. Düşündüğüm zamanlarda olmadı değil. Bir cümle söylersin, kırma ve kırılma korkusuyla cümleyi kırarsın, eğersin, bükersin. Bir bakarsın ki cümle kuş kadar kalmış, kuş olmuş uçmuş. İlk başta kurmak istediğin anlamlar kaybolmuş, yerini senin sıkkın halin almış sanki. Söylediğinde olumsuz bir etki bırakacağını biliyorsun ya kuş kadar kalan cümlenin, yine de kuş haliyle sevip söylersin. Karşındaki de anlamaz ne demek istediğini. Olumsuz bir şeyler gevelediğinin farkına varır ama o insan sensörleri. En başta kuşlaştırdığın cümleye dönersin sonra gerisin geri açıklamalarla. 1 sn de söylenecek şeyi 10 dk da söylersin. Zaman arttıkça şiddeti de artar söylemlerin karşısındaki tepkilerin.**
   Zaman demekki her şeyin ilacı değilmiş. Ya da yanlış oldu, zaman sıfıra yaklaştıkça ilaç olmaktan vazgeçiyor diyelim. Vazgeçişi zamanın kaçışı oluyor. Öyle ya 20 yılda geçmemiş bir hastalıkta zamanı suçlayabilirsin, dersin ki" 20 yıldır tedavisini görüyorum daha bir sonuç alamadım!". Ama 20 dk önce öğrendiğin hastalığın için zamanı suçlayabilir misin?***
   Askıda kalan hayatlara neyi önemseyip önemsemediklerini farketmelerini ve hiç bir şeyi zamana bırakmamalarını tavsiye ederdim. Ama sonuç hüzün. Çünkü suçlu hep zaman.
Mutlu kalın :)
Nursel BAYIR

4 Şubat 2012 Cumartesi

Dertlendim kart yüzünden. Başka şeyler yüzünden.

    Ya aslıda bi isyankarım şu an ama pozitif olmaya çalışıyorum nedense . İnsanların ağzını burnunu kırasım var. İnsanlar mı çok öküz yoksa ben fazla mı hassasım çözemedim. Belki de hassas değilimdir, düz egoistimdir ya da benmerkezciyimdir. Her neysem o olmaktan mutluyum ben arkadaş. Bu halimle bana sinir yaptıracak hareketler içinde bulunmayın aşırı rica ediyorum.
    Çok gergin başlayan yazıma yazmış olmanın verdiği rahatlıkla devam etme kararı aldım. Öyle bir yapılacak listem var ki, rahatla diye madde koymalıyım galiba. İş bankasının bana internetten alışveriş yapabileceğimi söyleyip kakaladığı bankamatik kartını alıp onların bi yerine sokasım var. Yüz kez denedim arkadaş site vermişsiniz açılmıyor ne dandik iş ya. Kaç kez gittim geldim bankaya bu işlemler için ben bilmiyorum artık karıştırdım. Bir de yaptıkları yetmiyormuş gibi kredi kartı verelim bu sorundan kurtulun diyorlar. Yumuşak yüzlü olabilirim ama taş kesildi lan sizin yüzünüzden kalbim. Sabır Aziz Allah. Gidiyorum nefretimi kuscak bişeyler bulurum belki. İyi akşamlar.


Nursel BAYIR