Entries (RSS)

30 Kasım 2011 Çarşamba

Sokak Lambaları

    Geceleri sevmek, gündüzleri sevmekten neden daha caziptir hiç anlamadım. Hani derler ya karanlık içinde bir gizem saklar diye; bence saklamaz. Çünkü benim bir gizem hissedebilmem için önce o ortam içindeki varlığı görmem daha sonra gördüğüm, düşündüğüm ve ya düşlediğim o 'şey' üzerinde kafamı yormam gerek ki o varlık benim için gizemli olsun. Yani düşünün ki gözlerininiz görmüyor, hayat sizin için karanlık. Rüyalarınız renkli olmasa, rengin ne olduğunu nasıl bilip merak edebilirsiniz ki? Renk sizin için bilemediğiniz, deli saçması bir şey olmaktan niye öteye geçsin ki? Yani bu dünyada milyarlarca insan varolduğunu savunuyor diye farkında olmadığınız bir şeye inanmanızı kimse sizden bekleyemez. Yani bence görülebilir, ya da bir şekilde hissedilebilir olan şeyler kesinlikle hissedilemez olan şeylerden daha caziptir. Örneğin ben tanrının varlığını bu evrendeki mucizeden  hissetmeseydim kim bana dikte edebilirdi bu mucizeleri. Görmeseydim, duymasaydım...

   Gecelerin bence içinde barındırdığı gizem; sokak lambaları ve yıldızlardan öteye geçemez. Yıldız deyince kimse anormal görmez belki bu örneği fakat sokak lambası abes gelebilir. Karanlık bir ortamı aydınlatma çabasının ürünü olan sokak lambaları gece içinde sevilecek nadir şeylerden biri. Biri gizem mi dedi? Vakit gece vaktiyse o gizem ancak sokak lambasının altından geçenler, aydınlattığı kaldırım taşları olabilir. Yoksa karanlık bir yerde gece kimse duvara spreyle resim çizemez, yazı yazamaz; sevgilisini bekleyen kız karanlıkta duramaz; dışarda kalanlar bile bir ışık ararlar ve bunların hepsi o sokak lambalarının altında olur.*

   Böyle odamda durmuş masamda yazı yazarken öyle ezeli düşmanlarım, vaktiyle gelecek ecelim falan olmamasına rağmen yan tarafımdaki pencereden biri kafama kaya parçası atacakmış gibi geliyor nedense. Son zamanlarda böyle bir kabus edindim kendime. Bunun olmayacağını bile bile hem kağıda hem yan tarafa bakma çabam ise şu vakitte hem güldürüyor hem düşündürüyor. Yani eğer beni bu düşünceye sevk edecek reel bir olay yoksa neden böyle bir şey düşünüyorum anlam vermeye çalışıyorum. Acaba kafasına kaya parçası atmak istediğim insanlar olduğundan olabilir mi gerçekten bilmiyorum.**

   Neyse şimdilik benden bu kadar başka bir vakit görüşmek üzere...
Nursel BAYIR